» Her Derde Deva Bizde Bedava; Dorukcan Bilgi Paylaşım Platformu

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» MakaleYazılar Kategorileri

» Hit MakaleYazılar

» Son MakaleYazılar Yorumları

» MakaleYazılar İstatistikleri

  • MakaleYazılar Sayısı 154

  • Okunma Sayısı 285425

  • Kategori Sayısı 13

  • Yorum Sayısı 69

» Düğmeye Basınca Ne Olur?

Bookmark and Share
  • Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
Beğen Beğenme
Hikaye ve ÖyküLer Kategorisinde Gez
               

Düğmeye Basınca Ne Olur?

Tam olarak târihi bilinmemekle birlikte biraz eski olduğunu tahmin ettiğimiz bir hâdise...

Anadolu’nun bir köşesinde çocuğun biri vardır. Diğer çocuklar gibi koşturup oynar o da. Ama o diğerlerinden biraz farklıdır. Ne zaman büyüyünce ne olmak istediği sorulsa, diğerleri "doktor, mühendis" gibi alışılmış cevaplar verirken o ısrarla ve inatla "bakan" olmak istediğini söyler. Yaşı ilerledikçe de bakan olma fikrinin akıllıca olduğunu düşünmeye başlar. Zîra öğrendiğine göre bu işte çok para vardır. Günler geçtikçe kararı kesinleşir ve bakan olmak tek hayâli olmaya başlar.

Nitekim yaşı geldiğinde bölgesinden milletvekilliğine adaylığını koymak ister. Koymak ister de, bir sıkıntı vardır. Milletvekili olabilmek için ilkokul diploması şarttır. Ne var ki bizimki hiç okula gitmemiştir. Yokluğun gözü kör olsun. Neyse, ne yapar eder birkaç yılda ilkokulu dışarıdan bitirip, diplomasını eline alır. Bir yandan siyâsetle öyle yakından ilgilenmiştir ki, hemen ilk seçimde milletvekili olur ve meclise girer. Ama maksadına henüz kavuşamamıştır. Çünkü o bakan olmak istiyordur.

Zorlu geçen yıllardan sonra bir gün önüne bakan olmak için bir fırsat çıkar. Kurulacak koalisyon hükümetinde bilgi ve tecrübelerinden istifâde edebilmek için devlet bakanı olarak yer alması istenilmiştir. Önüne çıkan bu fırsatı kaçırır mı hiç? Hemen kabul eder ve kısa sürede bakanlık koltuğuna çıkar.

Tabii bizde mâlum birisi iyi bir yere gelmişse hemen ziyâretine gidilir. Kahramanımız da ilk birkaç gün ya da birkaç hafta köyünden, kasabasından akın akın gelen ziyâretçilerini ağırlar. Bütün unuttuğu dostlarını, akrabalarını yeniden görür. Fakat şöyle bir ayağını uzatıp keyfince oturacak kadarcık bile vakti olmaz.

Nihâyet ziyâretçiler biter. Odasında kendi başına kalır. İşte! Yıllardır özlemini çektiği bakanlık koltuğuna oturmuştur. Şöyle keyfince bir ayaklarını uzatıp kaykılacaktır ki, kapı çalınır, içeri hademe girer. Girer girmez de "Ne içerdiniz efendim?" diye sorar. Bizimki düşünür, "Çay içeyim" der. Hemen gelir çayı tabii, boru değil bakan olmuştur artık. Çayını içtikten sonra tekrar ayaklarını uzatıp oturacaktır ki, yine içeri hademe girer. "Ne içerdiniz efendim?" Bizimki keyfinin bozulmasına kızmakla berâber belli etmeyip bir de kahve ister. Kahveyi de içtikten sonra tam ayaklarını uzatacakken hademe yine içeri girer.

Bizimki bu sefer dayanamaz ve çıkışır. "Kardeşim" der, "Şuraya geldik bakan olduk. Şöyle bir ayaklarımı uzatıp oturayım diyorum ama rahat yok ki? Tam uzatacağım ayağımı içeri giriyorsun. Tam uzatacağım, yine geliyorsun. Nasıl iş bu?" Hademe biraz sıkılarak îzâh etmiş : "Ama efendim, ayağınızı uzattığınız yerde düğme var. Siz o düğmeye basınca ben de bir şey istediğinizi düşünerek içeri geliyorum."

Buradan çıkaracağımız sonuç : "Düğmeye basınca hademe içeri gelir. İşin tabiatı böyle. Hem düğmeye basıp, hem hademeye çıkışmak olmaz."

İ K T İ B A S tarafından redakte edilmiştir.



Etiket : Düğmeye, Basınca, Olur,
MAKALEYAZILAR BİLGİLERİ
Ekleyen : Dorukcan | Kategori : Hikaye ve ÖyküLer | Tarih : 15.04.2008 14:02:36 | Hit : 1860 | Yorum : 0

» MakaleYazılar Yorumları

MAKALEYAZILAR YORUM YAZ

 

» Benzer MakaleYazılar

» Copyright

2oo8-2o15 © Copyright Dorukcan.com
SiteMap | © C.C.P.