» Her Derde Deva Bizde Bedava; Dorukcan Bilgi Paylaşım Platformu

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» MakaleYazılar Kategorileri

» Hit MakaleYazılar

» Son MakaleYazılar Yorumları

» MakaleYazılar İstatistikleri

  • MakaleYazılar Sayısı 154

  • Okunma Sayısı 315929

  • Kategori Sayısı 13

  • Yorum Sayısı 69

» Kuşlar Peter İçin Bir Yuva Yapıyorlar

MakaleYazılar Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
Beğen Beğenme
Hikaye ÖyküLer Kategorisinde Gez
               

KUŞLAR PETER İÇİN BİR YUVA YAPIYORLAR

Bir gün Peter tesadüfen bir para aldı. Bu İngilte­re Bankasının beş sterlinlik kâğıt parasıydı. Belki bu parayı bilmezsiniz biraz tarif edelim: Hışırdayan ince bir kâğıttan olan bu paranın sol köşesinde iri bir beş rakamı yazılıdır. Değişik bir şey yapmak is­teyen bir kimse bu parayı kayık şeklinde katlaya­rak Serpantin gölünün sularına bırakmıştı. Diğer­leri gibi bu kayık da adaya ulaşmıştı.

İhtiyar Salomon bu zamana kadar para görme­mişti. Anlayışlılığına küskün olan Salomon bu pa­raya ne anlam vereceğini bilemiyordu. Ona göre bunu gönderen kimse kuş gibi uçan beş tane be­bek istiyordu. Bazı kimseler erkek veya kız çocuğu istediklerini bildiren mektupları Serpantin gölünde yüzdürerek adaya gönderiyorlardı. Bu da onlar­dan biri olabilirdi; ama beş tane çoktu. Bu açgöz­lülüğü teşvik etmemek için aldırmayacağını bildi­ren Salomon, eğlensin diye bu parayı Peter'e ver­di. Peter bu kâğıt parçasının oyuncak olmadığını anlıyordu. Gözlerini ve kulaklarını açmıştı. Onun bildiğine göre bu hışırtılı kâğıt parçası adada bulu­nanlar arasında onun hayatını gerçekten zengin­leştirecek bir değerde idi. Saksağandan başka kuşlar para ile ilgilenmezlerdi. O da paraları aşıra­rak cimrice saklardı. Fakat adada saksağan yoktu, bu bakımdan Salomon ve diğer kuşlardan fazla bilgisi olan Peter onlara değerini anlatmaya çalış­tı. Onlara bu paradan gündelik vereceğini bildire­rek kendisine bir kuş yuvası yapmalarını istedi. Bu yuva biraz büyükçe olacak ve içine su girmesini önlemek için kalın bir kil tabakası ile kuvvetlice sıvanacaktı. Çünkü Peter onu bir kayık gibi kullan­mak istiyordu.

Bunun için gayretli bir çalışma gerekiyordu. Fa­kat kuşlar bu çalışmayı sevdikleri için sanki yuva­larını yapıyorlarmış gibi hemen faaliyete geçtiler. Bu faaliyet uzun sürdü. Birçok ince dal, ot ve killi toprak parçalarını taşımak lâzımdı. Sonra bunları birbiriyle örerek yapıştıracaklardı. Peter onların gündeliklerini beş sterlinden parça parça keserek dağıtıyordu. Nihayet yuvanın yapılması bitmişti. Hepsi sevinç, gurur ve iftiharla toplanarak şakra­maya başladılar. Peter geceliğinin kalan kısmını yelken yaptı. Fakat parça parça yırtarak kuşların yuvalarına verdiği geceliği öyle bir hale gelmişti ki, bunun geceliği olduğuna şahit ile ispat lâzımdı. Peter ay ışığı için gece yarısını bekliyordu. Bu ka­yığına yerleşerek adadan uzaklaşmak için aynı za­manda kuşların uyumalarını da beklemek lâzımdı. Peter bu yolculuğunda, Rüya Bahçelerine ulaş­madan, bazı hoşa gitmeyecek olaylarla karşılaştı. Yelken yaptığı geceliği rüzgârı almadan, yuva ol­duğu yerde birçok defa dönmüştü. Rüzgârın şişirdiği yelkenliyle hızla giderken, köprünün altın­dan geçeceği zaman çarparak ezilmekten zor kur­tuldu. Bunun gibi karşılaştığı tehlikelerin hepsini anlatmayacağız.

Bu tehlikelerden kurtulan Peter Rüya Bahçeleri­ne yanaşırken bir gürültü duydu. Bunlar incecik sesleri çıkan kalabalık bir grup halindeki perilerdi. Onlar Peter'e geri dönmesini emrediyorlardı. Çün­kü bahçenin kapıları kapanmıştı ve artık hiç kim­senin oraya girmesine müsaade edilmiyordu. El­lerindeki sivri uçlu çobanpüskülünden yaptıkları sopalan sallayan perilerin yüzü öyle hiddetliydi ki, Peter'den başka kim olsa tabanları yağlayarak ka­çardı.

Fakat Peter tabansız değildi. Korkmuyordu ve geri dönmeyi aklından bile geçirmiyordu. Çok ter­biyeli ve sakince gerçekten insanoğlu olmadığını anlatmaya başladı. Tartışmaya başlamadan kena­ra çıktı. Periler önce onu öldürecek gibiydiler. Fa­kat onu görünce sevmeye başlamışlardı. Peter be­beğe öyle benziyordu ki, periler ona nazlanmak is­tiyorlardı. Nihayet karar verdiler, onu kraliçe peri­ye götüreceklerdi. O anlayabilirdi. Böylece Peter bahçede gezme müsaadesini perilerden almıştı. Kraliçe peri kibirli, nazlı ve dediğini yaptıran bir hanımdı.

Nihayet Peter istediği gibi bir yerde yaşayacaktı. Burası yapraklarla örtülü, geniş, güzel ve çok il­ginç bir yerdi. Peter'in beklediğinden de güzeldi. Bununla beraber onun istediği sadece bu değildi. Peter şimdi perilerle arkadaş olmuştu ve bütün gece bahçede istediği kadar gezebilecekti.

Sabah vaktinde kapılar açılıp çocuklar dadıları ve köpekleriyle beraber içeri girince Peter ne olacak? diye soracaksınız sanırım. Her zaman tamamiyle aydınlanmadan o kayığı ile  gidiyordu. Çünkü birkaç gün çalıların arka: saklanarak çocukların oyunlarını seyrettikten sor iu onu aralarına alamayacaklarını anlamıştı. Bir haftalık bebek gibi olan Peter onlarla nasıl oynayabilirdi? Onlar gibi büyümesine de imkân yoktu!..

Çok zaman gündüz çocukların kaybettiği oyuncakları gece Peter buluyordu. Oyuncakların sahiplerine kızdıkları zaman kaybolduklarını biliyor musunuz? Peter'in bu oyuncaklarla oynamak hususunda bir bilgisi de yoktu. Kuşlara sordu, yanlış cevap verdiler. Perilere sordu, onlar da bilmiyorlardı.

Meselâ Peter çemberi, gemi gibi yüzeceğini zannederek, birçok defalar Serpantin gölüne atmıştı; onun batıp batmadığına bakarak tekrar çıkarmış¬tı. Kurtularak serbest kaldığını zanneden çemberin buna çok canı sıkılmıştı. Kendi başına eğlenen parlak renkli güzel bir topu, futbol topu zannedip tekmeleyen Peter, patlatarak öldürmüştü. Tahtadan bir çocuk küreği ile Peter bir kayığın küreği gibi oynamak istemişti. Fakat toprakla ağır çalışmalara alışmış olan kürek buna aldırmamıştı.

Anlıyorsunuz ki, Peter oyuncaklarla nasıl oyna-nacağını bilmiyordu. Bununla beraber o memnundu. Hele zehirli veya yenebilen bir mantarın üzerine oturarak kavalını çalmaya başladı mı bu memnuniyeti pek belli oluyordu. Müziği çok seviyordu. Bir piyanistin piyanosunu, bir viyolonistin kemanını hevesle çalması gibi Peter de kavalını çalmaya başlayınca kendinden geçiyordu' Periler de onun etrafında delice dans ediyorlardı. Kendi durumunu hatırlayınca, kavalından çıkan hazin notalarla bunu belirtiyordu. O zaman kavalı­nın tatlı ve sevgi dolu sesleri, yuvasından uzak kal­manın tesirini hissettiren nağmeler oluyordu. Böy­lece Peter'in kavalının sesini parlak yıldızlı geceler­de işitenler, onu bülbülün şakramaları zannediyor­lardı.

James Mattahew Barrıe



Etiket : Kuşlar, Peter, İçin, Yuva, Yapıyorlar,
MAKALEYAZILAR BİLGİLERİ
Ekleyen : Dorukcan | Kategori : Hikaye ÖyküLer | Tarih : 17.01.2014 12:44:50 | Hit : 1639 | Yorum : 1

» MakaleYazılar Yorumları

MAKALEYAZILAR YORUM YAZ

 
  • Murat
    Tertemiz duygularla çocuk aklıyla kuşlara yuva yapmak çok güzel.
    17.01.2014 13:06:30


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)

» Copyright

2oo8-2o15 © Copyright Dorukcan.com
SiteMap | © C.C.P.