» Her Derde Deva Bizde Bedava; Dorukcan Bilgi Paylaşım Platformu

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» KöşeYazı Kategorileri

  • Kategori
  •    Aşka Dair 41
  •    Biz Bize 5
  •    Güncel 12
  •    Yaşama Dair 72
  •    Siyaset 40
  •    Şiir Seli 24
  •    Serbest Köşe 7

» Hit KöşeYazıları

» Son KöşeYazı Yorumları

» KöşeYazı İstatistikleri

  • KöşeYazı Sayısı 202

  • Okunma Sayısı 375021

  • Kategori Sayısı 9

  • Yorum Sayısı 200

» Müslümanlar Sosyal Şizofren mi Oldu

KöşeYazı Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (1) Beğenmeyenler (0) Toplam (1)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
      Nazlican(+1),
Beğen Beğenme
Yaşama Dair Kategorisinde Gez
               

   Türkiye’de aydınlar da, siyasetçiler de, gazeteciler de, akademisyenler de şaşkın, halk da şaşkın, Hergün çelişen haber, bilgi, açıklama bombardımanı altında bir ortam var. Kim ya da kimler neye karar verdi, kim ne düşünecek, neye karar verecek, ne yapacak belirsiz. 

Bakın; İslam dünyası; 1200 yılından beri düşüncede, bilimde, teknolojide yeni atılım yapılamaması ile ilerleme kalkınma olamayacağını anlayınca batıyı taklide yöneldiler.

Kimliksiz, kişiliksiz taklitçilikle, Müslüman dünyasında, kaos başlar.

Biat edilen siyasetçiler, liderler, din önderleri, Müslümanların kafasının karışmasına olabildiğince neden olurken, samimi Müslümanlar suskunluğa büründüler

Fransız devriminin getirdiği; eşitlik, kardeşlik, özgürlük, aklın ve beşduyunun önemli kabul edilmesi, ilahi mesajın geliştirilmesi düşüncesi, batı Hıristiyan ve Musevi kitlelerde olumlu sarsıntı meydana getirirken, İslam dünyasında her alanda şaşkınlığa yol açtı. 

Öylesine ki; Müslüman Müslümanı, Kur’an ve peygamberin ilahi buyruklarına rağmen,  arkadan hançerlemiş, bazı Müslümanlar, Hıristiyan batı’nın yanında yer alarak, Müslüman Osmanlı’yı, Kuzey Afrika’da ve Ortadoğu’da yok etmeye yönelmişti.

Ne ilginçtir ki; Osmanlı devletine karşı, İngiliz ve Fransızlarla hareket eden Müslüman halklar, batı’nın lutfettiği kadar bağımsızlıklarını alırken, despot yönetim yapılanmasına razı olmuşlardı. Şimdi de Türkiye’dekiler, ABD-İngiliz iltifatları altında hareket ediyorlar.

Bilimde, teknolojide 800 yıldır ilerleme gösteremeyen, şekle dayalı İslam’ı düşünen ve yaşayan Müslümanlar, İslam’ın ilahi buyruklarını bir tarafa bırakıp, birbirlerini yoketme ve etkisizleştirme çabasına yöneldiler.

Allah sevgisi ve korkusu yerine servet, adalet yerine adaletsizlik, hak yerine haksızlık, herkese eşit davranma yerine yandaşı koruma kollama, kardeş yerine düşmanı dost ve kardeş kabul etme ile İslam anlayışı; kimisini gerçek dışı hurafelere odaklanmaya, kimisini ise İslam’dan uzaklaşmaya yöneltmiştir.

Müslümanlar zenginlik içinde fakir yaşarken, batının gelişmesine, refahına gıpta ile bakmaya başladılar. Kişilik çatışması böyle başladı, devam ediyor. Böylece İslam ülkelerinde sosyal şizofren insan yığınları oluştu. İnsanlar çift kişilikli hale geldi.

Tahammül ve hoşgörü; ilahi buyrukların özü olmasına rağmen, İslamcı görünenler, siyasette, iş dünyasında, medyada,  akademik dünyada, öne çıkmak için her türlü değerlerini tersyüz etmede sakınca görmüyorlar.

Cemaatler’de, tarikatlar’da, siyasi partiler’de, vakıflar’da yuvalanan Müslüman kisveli meczuplar yüzünden, Müslümanlar, narkozsuz ameliyata alınan hastalara dönüştü.

Tekke de medrese de yeraltına indi. Badelenen şeyhler, biat edilen siyasi liderler, kökünü geçmişini inkar eden tipler, etkili ve yetkili hale geldiler. Din öğrenilsin, bizim istediğimiz kadar ve istediğimiz şekilde öğrenilsin, bize biat edilsin, kontrol edebilelim diyorlar.

Onlar ki; söz ve icraatlarıyla, tarihi gerçeklerle, medeniyet ve kültür kaynaklarımızla, çağdaş akılcılık, bilim teknoloji ile alakalarını tamamen kesmiş durumdadırlar.

Kendileri dünyevileşmenin, zenginleşmenin, şöhretin tadını yaşarken, halk yığınlarına yapılan telkinlerle, hurafelere dayalı dini görüşlerle yapılan yönlendirmenin sonuçlarını ve halkın genlerine kadar işleyen korkuyu, Müslümanların yüzlerinde görmek mümkündür.

Ne diyor Hacı Bektaş-ı Veli? Şeriat, tarikat, marifet ve hakikat. Şeriat hak ve hukuk düzeni, tarikat disiplinli ciddi yol, marifetyetenek ve ehliyet, hakikat ise varlığın ve varolmanın gerçekliğine vararak yok olmak. Bunlar Müslümanlarda görülüyor mu?

Ne diyor Yunus Emre? İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır. Şimdi okumakla adam olmak arasındaki fark bence kendini bilmekle alakalı. Bizim kendimiz kimliğimiz neydi? Ne oldu?

İnsan; bir gece o kimlikle yatıp, sabah başka bir kimlikle kalkmak, dün söylediğinin bugün tersini yapmak suretiyle değişir mi? Siz;değiştim dönüştüm, dün öyleydi ama bugün böyle demeye kalkışırsanız, bir de Din’i, yetkiyi, makamı kullanarak kalkışırsanız, toplumda sosyal şizofreni ortaya çıkar. İnsanlar iki kişilikli hale gelirler. Ne yapacaklarını, nerede olacaklarını bilemezler? Türkiye’de ve İslam dünyasında bunlar yaşanıyor.

H.Prof.dr Nurullah AYDIN



Etiket : Müslümanlar, Sosyal, Şizofren, Oldu,
KÖŞEYAZI BİLGİLERİ
Ekleyen : Dorukcan | Kategori : Yaşama Dair | Tarih : 08.12.2011 11:10:35 | Hit : 2293 | Yorum : 2

» KöşeYazı Yorumları

KÖŞEYAZI YORUM YAZ

 
  • Dorukcan

    Pardon ama olan nedir? Biatçı toplumların düşünmediği, sorgulamadığı için şizofren olduğumudur? Yoksa oldu oldu gözlerin mi doldu...?


    12.12.2011 05:02:39


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
  • Nazlican
    Oldu oldu...

    10.12.2011 15:36:01


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)

» Copyright

2oo8-2o15 © Copyright Dorukcan.com
SiteMap | © C.C.P.