» Her Derde Deva Bizde Bedava; Dorukcan Bilgi Paylaşım Platformu

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» Haber Kategorileri

» Hit Haberler

» Son Haber Yorumları

» Haber İstatistikleri

  • Haber Sayısı 350

  • Okunma Sayısı 808838

  • Kategori Sayısı 7

  • Yorum Sayısı 429

» Türk’e Türk Demek Yasak Olmasın da

Haber Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
Beğen Beğenme
Güncel Haberler Kategorisinde Gez
               

 

Türk’e Türk Demek Yasak Olmasın da Harıl harıl “akil adam” arayan toplum aslında tam bir akıl tutulmasına duçar.
 
Ne olduğunu daha mimarlarının bile bilmediği bir projenin aksak yanlarını vurgulamak, kimi tereddütleri dile getirmek “Ergenekonculuk”la suçlanabliyorsa, tartışılması gereken konular “yoksa sen barışa karşı mısın?” kalkanıyla, aklın süzgeci dışına itiliyorsa eğer, ortada gerçek bir akıl tutulması var demektir.
 
Akıl tutulması artık, kimi televizyon programcılarının kimin aydın olduğuna karar verme yetkisini tekellerinde tuttuklarına inanmalarına yol açacak kerteye vardı.
 
Nitekim onlardan biri, Halil İnalcık ve İlber Ortaylı’yı “post-Ergenekon aydını” olarak ilan edebilecek cüreti gösteriyor.
 
Olay şu:
Belki de şimdiye dek rastlanmadığı kadar değişik kesimlerden gelen 300 kişi bir bildiri yayımlamışlar. Kısa bildiride ezcümle, “Türk milletinin adı vatandaşlık tarifinden ve anayasadan çıkarılamaz, devletin eşit şerefli üyeleri olan vatandaşlarımız, ırklara mezheplere ayrıştırılamaz, Atatürk’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz” deniyor.
***
Hemen baştan söyleyeyim: Etnik temele dayalı bir federasyon veya herhangi bölünme formülüne, uzun süre bir arada yaşamayı sağlayamayacaklarını düşündüğüm için karşıyım. Ama bu sınırlar içinde kalmak kaydıyla, Anayasa’daki vatandaşlık tanımının daha nötr olmasına karşı çıkanlardan da değilim. Evet anayasada ifadesini bulan Türk sözcüğüyle etnik dayatmacı bir kimliğin kast edilmediğini, bunun, birlikte yaşama iradesine dayalı, kuramcısının da belirttiği gibi, adeta sürekli yinelenen bir plebisitle kanıtlanan, sübjektivisit, demokratik ulus devletin simgesi olduğunu biliyorum.
 
Ama yine de, anayasada ya da vatandaşlık yasasında daha tarafsız hiçbir etnik çağırışım yapmayan tanımına karşı durulmasını da gereksiz görüyorum.
 
Ancak bu görüşüm, bildiriyi imzalayanların, post-Ergenekon sahte aydınlar olarak nitelendirilmesindeki küstahlığa isyan etmemi de engellemiyor.
 
Bence, bu kadar değişik kesimlerden üç yüz kişinin bir araya gelmeleri üzerine, asıl yapılması gereken suçlama yerine, bunları bir araya getiren saiki sorgulamaktır. Gerçekten de, ülkenin çoğunluğunda, çeşitli kamuoyu yoklamalarının da göz önüne serdiği, ciddi bir endişe egemendir.
 
Milat olarak ilan edilen Diyarbakır’daki Nevruz şenliklerinde, bir tek bayrak bile görünmemiş olmasının yanı sıra birçok başka etken de, bu endişeyi körüklemektedir.
***
Olayı ırkçı temele indirgemeye çok yatkın kimi çevreler artık “Türk sözcüğünü ağzına almamak için bayrağı bile ‘devlet bayrağı’” olarak nitelemeyi önerebilmektedirler.
 
Bir toplantıda bu öneri gündeme gelince hayretle sordum:
- Peki, bayrak devlet bayrağı ama, hangi devletin dediklerinde ne cevap vereceksiniz?
Bütün bunlar, kamuoyu yoklamalarının da gösterdiği şu endişeyi yaygınlaştırıyor.
- Acaba bir zamanlar, kimi çevrelerde egemen olan ırkçı Kürt fobisinin yerini, şimdi de, ırkçı Türk fobisi mi alıyor?
 
Olay, bana Tanzimat dönemiyle ilgili bir fıkrayı anımsattı.
Tanzimat fermanı, artık padişahın bütün tebaasının dil din ırk ayırımı olmadan eşit kabul edildiğini ilan ettikten sonra, bir gün bir azınlık mensubu, bir hırpaniyi zaptiyeye şikâyet etmiş:
 
- Bu adam bana gâvur dedi,
Zaptiye hemen şikâyet edilenin kulağına yapışmış:
- Bre nabekâr sen bundan böyle Padişahımız Efendimizin fermanı ile gâvura gâvur denmesinin yasak olduğunu bilmiyor musun?
 
“Gâvura gâvur denmesinin!” yasaklandığı günleri Osmanlı’da yaşadık.
Şimdi Cumhuriyet döneminde de, Türk’e Türk demek de yasaklanmasın da.
Çünkü malum, nasıl Kürt’e Kürt denmesinin yasaklanmasıyla sorun çözülemiyorsa, karşıt şovenizmin etkisiyle Türk’e Türk denmesinin engellenmesiyle de çözülemez. 

Ali Sirmen Cumhuriyet Gazetesi 


Etiket : Türke, Türk, Demek, Yasak, Olmasın,
HABER BİLGİLERİ
Ekleyen : Dorukcan | Kategori : Güncel Haberler | Tarih : 02.04.2013 13:03:26 | Hit : 1517 | Yorum : 1

» Haber Yorumları

HABER YORUM YAZ

 
  • Suleguzel
    asıl olan Türk e Kimseler yasak koyamaz bence yapan olursa çok pişman olacağı kesin
    02.04.2013 13:26:09


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)

» Copyright

2oo8-2o15 © Copyright Dorukcan.com
SiteMap | © C.C.P.