» Her Derde Deva Bizde Bedava; Dorukcan Bilgi Paylaşım Platformu

    • Facebook Hesabınız İle Sitemize Hızlı Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz
    • Veya Bilgilerinizi Kendiniz Girerek Üye Olup Giriş Yapabilirsiniz

» Atatürk Kategorileri

» Hit Atatürk

» Son Atatürk Yorumları

» Atatürk İstatistikleri

  • Atatürk Sayısı 45

  • Okunma Sayısı 110195

  • Kategori Sayısı 10

  • Yorum Sayısı 10

» Mustafa Kemal Paşa İle Söyleşi

Atatürk Resmi
Bookmark and Share
  • Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)
      Beğenenler & Beğenmeyenler
Beğen Beğenme
Hatıraları Kategorisinde Gez
               

MUSTAFA KEMAL PAŞA İLE SÖYLEŞİ

Tarihteki büyük liderlerin en belirgin özelliklerinden biri de ileri görüşlü olmalarıdır. Bu özellik ATATÜRK’ün de temel niteliklerinden biridir. Birinci Dünya Savaşı’nın kaybedildiği ve Anadolu’nun çaresizlik içinde parçalanmayı beklediği günlerde o, birçoklarının yaptığı gibi karamsarlığa teslim olmamıştır. Sahip olduğu tarih şuuru ve geleceği algılama yeteneği ile, işgalci güçlerin geçmişteki çıkar çatışmalarını ve gelecekteki beklentilerini çok iyi analiz etmiştir. Bu analizle, sömürgeci güçlere karşı oluşturulacak bir direnişin

başarıya ulaşacağını önceden görmüştür. Aşağıdaki anekdot da ATATÜRK’ün ileri görüşlülüğünü ve öngörü yeteneğini yansıtmaktadır:

4 Şubat 1919 tarihinde Alemdar gazetesinin yazarlarından Refii Cevat (Ulunay) M.Kemal Paşa ile Şişli’deki evinde bir görüşme yapar. Refii Cevat bu görüşmeyi şöyle aktarır:

“Sorularımıbitirip veda etmek üzere ayağa kalktığımda dedi ki:

-Biraz daha oturunuz lütfen.

Oturdum. Şöyle bir konuşma geçti aramızda:

-Soracağınız sorular bitti mi?

-Bitti Paşam.

-Bu vatan içine düştüğü bu felâketten nasıl kurtarılır, istiklâline nasıl

kavuşturulur? diye bir soru sormanızıbeklerdim.

-Af buyurunuz Paşa hazretleri, bugün içinde bulunduğumuz bu şartlardan bu vatanın kurtulmasını en uzak ihtimalle dahi mümkün görmediğim için böyle bir soru sormadım.

-Siz gene de böyle bir soru sormuş olunuz, ben de cevabımı vereyim, fakat yazmamak şartıyla.

-Zatıalinizi dinliyorum Paşa hazretleri.

-Bakınız Cevat Beyefendi, sizin imkânsız gördüğünüz kurtuluş yolları vardır. Bu gün herhangi bir teşkilâtçı Anadolu’ya geçer de milleti silâhlı bir direnişe hazırlarsa bu yurt kurtarılabilir.

Heyecanlanmıştım. Birinci Dünya Savaşı süresince gücümüzü öylesine tüketmiştik ki elimizde hiçbir şey kalmamıştı. Harplerden sağ kalanların ise ayakta duracak hâlleri yoktu.

-Nasıl olur Paşam? diye yerimden fırladım. Paşa sakindi:

-Aklınızdan geçenleri tahmin ediyorum, dedi; doğrudur. Görünüş tamamen

aleyhimizde. Ama düşmanlarımız olan bu büyük devletlerin bir de iç yüzleri var. -Nasıl Paşam. -Anlatayım. Siz sanıyor musunuz ki, savaşı kazanmakla müttefikler

aralarındaki bütün sorunları çözmüşlerdir. Aralarındaki asıl rekabet şimdi başlayacaktır. Asırlarca birbirleriyle boğuşan Fransızlarla İngilizleri ortak düşman tehlikesi birleştirdi. Şimdi o eski rekabet bıraktıkları yerden tekrar başlayacaktır. İtalya’nın da başı dertte. Onlar da her an bir iç karışıklık yaşayabilirler. Sonuçta, Anadolu’da başlayacak bir millî direnişle hiçbiri mücadele edecek durumda değildir. Böyle bir mücadelenin tam sırasıdır.

-Paşam, millî direniş... Güzel, ama neyle? Hangi askerle, hangi silâhla, hangi parayla? Malesef Paşam, kupkuru bir çölden farksız oldu bu güzel vatanımız.

-Öyle görünür Refii Cevat Bey, öyle görünür. Ama çölden bir hayat çıkarmak lâzımdır. Çöl sanılan bu âlemde saklı ve kuvvetli hayat vardır. O, Türk milletidir. Eksik olan şey teşkilâttır. Bu teşkilât organize edilebilirse vatan da millet de kurtulur.

Mustafa Kemal’e veda ettim; matbaaya geldim. Ne kafam almıştı ne mantığım. Daha doğrusu anlattıkları bana deli saçması gibi gelmişti. Matbaada arkadaşlar anlat diyorlardı; neler söyledi? Anlattım:

Şu sıralar Anadolu’ya geçilir, orada teşkilât kurulur, vatan bağımsızlığına kavuşur, millet de özgürlüğüne kavuşurmuş, anladınız mıarkadaşlar?

Bu deli değil, zırdeliymiş.

O günlerde, o şartlar içinde İstiklâl Mücadelesi’ne atılıp Türkiye’yi kurtarmaktan söz edenlere karşı herkes benim gibi düşünürdü. O günlerde böyle düşünen tek adam oydu; tek adam!

 



Etiket : Mustafa, Kemal, Paşa, Söyleşi,
ATATÜRK BİLGİLERİ
Ekleyen : Dorukcan | Kategori : Hatıraları | Tarih : 27.02.2013 16:52:00 | Hit : 2670 | Yorum : 1

» Atatürk Yorumları

ATATÜRK YORUM YAZ

 
  • Suleguzel
    paşaların paşası...
    25.03.2013 12:06:50


    Beğenenler (0) Beğenmeyenler (0) Toplam (0)

» Copyright

2oo8-2o15 © Copyright Dorukcan.com
SiteMap | © C.C.P.